alüminyum kamp tencere tavaları zararlı mıdır

Alüminyum Tencere Tavalar (Kap Kacaklar) Zararlı mıdır?

Posted by

Alüminyum dünayada en çok bulunan elementlerde ve dolayısıyla ham maddelerden biridir. Sağlamlığı sayesinde son derece esnek, sağlam ve kullanışlı bir ham madde olan aluminyum hafifliği sayesinde de kampçılara cazip bir seçenek olarak gözükmektedir. Bu nedenle kamp tencere tavalarında, cezvelerinde, kısacası kap kacaklar da dâhil olmak üzere, birçok malzemenin üretiminde sıkça kullanılır. Peki, alüminyum kap kacaklar, yani tencere tavalar zararlı mıdır? Bu soruya yanıt arayalım.

Alüminyumun Zararlı Olup Olmadığını Değerlendirmekte Nasıl Bir Yol İzledik?

Okuyacağınız bu yazıyı hazırlamadan önce Türkçe ve İngilizce pek çok kaynağı okudğumu belirteyim. Özellikle dikkatimi çeken noktalar; Türkçe kaynaklardaki yazıların neredeyse tamamında korku ve sansasyon ticareti yapıldığı, hiçbirinde doğru düzgün bir kaynak veya kaynakça verilmediği, “Doktor bilmem kim şöyle diyor.”, “Profesör bilmem ne böyle buyurdu.” gibi adını sanını bilmediğimiz, tanımadığımız kişilerin referans gösterildiği. Bir kurumun, herhangi bir bilimsel çalışma, deney ya da araştırmaya atıfta bulunulmadığıydı. Türkçe kaynakların “hepsi” bu şekildeydi demiyorum. “Çoğunluğu” diyorum. Altını çizeyim.

Ben de doğal olarak bu kaynakların “fasa fiso” olduğuna karar verip, aralarda iler tutar yanları olanları bir kenara not edip İngilizce kaynaklara yöneldim. Elbette ki bunların arasında da korku ve sansasyon ticareti yapıp “virale oynayanlar”, yani fasa fiso olanlar vardı. Bunları da eledikten ve akıl süzgecinden geçirdikten sonra ortaya bu, okumakta olduğunuz yazı çıktı.

Alüminyum Zararlı Olduğu İddiası Nasıl Ortaya Çıktı?

Alüminyumun zararlı olduğu fikri 1960 ve 70’lerde alzaymır (Alsheimer’s Disease) hastalığı üzerine yapılan araştırmalar sonucunda ortaya çıktı. Araştırmacıların dikkatini çeken noktalardan biri alzaymır hastalığı yüzünden hasarlı hâle gelen beyin dokularında yüksek miktarda alüminyum birikmesi olduğuydu.

Bu da doğal olarak alüminyumun beyinde biriktiği ve alzaymır gibi hastalıklara neden olduğu fikrinin ortaya çıkmasına neden oldu. Ancak yıllar sonra durumun pek de böyle olmadığı anlaşıldı. Yapılan araştırmalara göre alzaymır hastalarının beyin dokularında ortaya çıkan alüminyum birikmesi bir sebep değil, sonuç. Anlaşılan o ki metabolizması veya işlevleri hasar görmüş yumuşak dokular ve yumuşak doku hücreleri alüminyumu bünyelerinden atmakta zorlanıyor. Bu da bu hücrelerde alüminyum birikmesine neden oluyor. Yani beyin dokularında alüminyum biriktiği için değil, zaten söz konusu dokular hasarlı olduğu için bu hücrelerde alüminyum birikmesi oluyor.

Alüminyum Neden Zehirli

Demir, çinko, bakır, kalsiyum gibi maddelerin aksine vücudumuz alüminyumu hiçbir şekilde kullanmaz. Bu saydığımız maddelerin bazıları vücut için vazgeçilmez, bazıları da faydalarıdır. Belirli işlevlerin yerine getirilmesine ve belirli maddelerin vücutta sentezlenmesine yardım eder. Ancak alüminyum böyle bir madde değil. Vücudumuza herhangi bir faydası yok. Bu nedenle vücutta çok fazla birikirse vücudun belirli işlevlerinin bozulmasına neden olabiliyor.

Bazı iddialara göre akciğerler yoluyla vücuda giren, yani parçacıklar hâlinde solunan alüminyum akciğer kanserine neden olabilir ve bir nörotoksin gibi davranabilir.

İşte bu özellikleri nedeniyle alüminyum vücudumuzda gezinmesini pek de istemeyeceğimiz bir metal.

Sık sık adını duyduğumuz ve ilginçtir ki kendi sağlık bakanlığımızdan daha çok güvendiğimiz FDA bir yetişkinin vücuduna sindirim yoluyla girebilecek alüminyum miktarının 10 ila 100 miligram civarında olabileceğini ve bu miktarın vücuda herhangi bir zarar verdiğine dair bir kanıt olmadığını açıklıyor.

Alüminyum Vücudu Nasıl Zehirler?

Bir önceki başlık altında bahsettiğimiz miktar ve oranların “sindirim” yoluyla vücuda alınan alüminyum için geçerli olduğunu altını çizerek ve kalın kalın yazarark belirtlelim.

Araştırmalar sonunda anlaşılan o ki insan vücudu alüminyumu sindirmekte son derece verimsiz. Bu aslında iyi bir şey. Vücudumuza sindirim yoluyla aldığımız alüminyumun büyük kısmı olduğu gibi dışarı atılıyor demektir. Araştırmaların gösterdiğine göre sindirim sistemi, “yediğimiz” alüminyumun yalnızca %0.01’ini sindirebiliyor. Bu %0.01’lik kısım da böbrekler yoluyla dışarı atılıyor. Elbette ki bu bilgiden yola çıkarak alüminyum kemirmenizi önermiyoruz. Sakın böyle bir şey yapmayın. Sonuçta ne olursa olsun faydalı bir şey değil.

metal kemiren adam

Yine araştırmaların gösterdiğine göre alüminyumun solunum yoluyla veya doğrudan kana karışması sindirim yoluyla vücuda alınmasına kıyasla daha yüksek risk içeriyor.

Zehirli Alüminyum Kaynakları Nelerdir?

Alüminyum kullandığımız ilaçlar dâhil birçok şeyde bulunuyor. Örneğin ortalama bir antasit tablette 200 miligram civarı alüminyum olabiliyor. Benim yaptığım araştırmalar sonucunda anladığım kadarıyla bunlardan korkmaya pek gerek yok. Belirttiğimiz gibi alüminyumun gaz veya havaya karışabilen mikro parçacık hâli yeme içme yoluyla vicuda girene kıyasla daha tehlikeli.

Hemen bir örnek verelim: Deodorantlar. Görünen o ki sprey deodorant yüzünden alüminyum zehirlenmesi yaşama ihtimaliniz tencere tava yüzünden yaşama ihtimalinizden kat kat yüksek. Bazı deodorantlar alüminyum içerir. Alüminyumun buradaki işlevi derideki gözenekler yoluyla ter bezlerine ulaşıp onları irite edip şişmlerine neden olarak terlemeyi durdurmaktır. Bu deodorantları sıktığınızda alüminyumu solunum yoluyla alma riskiniz de oldukça yüksek. İşte bu konuya dikkat etmenizde fayda var.

Kaldı ki terlemek sağlıklı bir şeydir ve vücudun kaçınılmaz bir işlevidir. Elbette ki İstanbul’da metrobüse binmiş herkes bu fikrime karşı çıkabilir. Ancak “ter kokun” demiyorum. Terleme işlevini durduran veya ter bezlerinizi geçici olarak sakatlayan üstelik alüminyum içeren deodorantlardan kaçının diyorum. Eminim ki ter kokarken metrobüse binenlerin korkulu rüyası Orhan Gencabay da bu önerime katılacaktır.

Alüminyum içeren deodorantların bile vücuda herhangi bir zarar vermediğine işaret edecek araştırmalar var. Türkiye’deki büyükşehirlerin hava kalitesi düşünülünce deodoranttaki alüminyum en büyük endişe ve korkumuz olmalı mıdır? O da başka bir soru, fakat biz yine de dipnot olarak düşelim.

Dönelim alüminyum kap kacak meselesine. Alüminyum kap kacaklarda asitli gıdalar pişirilmemesi ve bırakılmaması önerilir. Bu iddia üzerine Coock’s Illustrated 2012’de bir deney yapmış. “Cook’s Illustrated nedir ki?” diye soranlar için hemen açıklayalım. America’s Test Kitchen adlı bir şirketin çıkarttığı bir dergidir. Bu dergide tarifler, araştırmalar ve mutfak donanımlarıyla ilgili deneyler yayımlanır. Dergi, bağımsızlığını ve tarafsızlığını korumak için hiçbir şekilde reklam almaz.

Bu dergi, 2012 yılında bir deney yapmış ve oldukça asitli olmasıyla bilinen domates sosunu (Ne kadar asitli olduğunu ülser veya reflüsü olanlara sorun, anlatsınlar.) 2 saat boyunca alüminyum tencerelerde pişirdikten sonra bir gece boyunca aynı tencerelerde saklamışlar ve içlerine ne kadar alüminyum karıştığını incelemişler. Sonuca göre bu domates soslarının bir bardağında 0.0024 miligram alüminyum olduğu ortaya çıkmış. Bunun %0.01’inin sindirileceği ve vücudun tolere edebileceği rakamın 50 miligramın üzerinde olduğu düşünülünce… Neyse, artık orasını size bırakıyorum.

Alüminyum Tenceler Kanserojen midir?

Yapılan hiçbir araştırma alüminyumun herhangi bir kanserojen etkisi olduğunu orataya koymuş değil. Zaten öyleyse toptan yandığımızın resmidir çünkü başta da belirttiğimiz gibi, ister insan yapısı ister doğal olsun, alüminyum dünyada en bol bulunan üçüncü madde.

Alüminyum Folyo Zararlı mıdır?

alüminyum folyo zararlı mıdır

Her ne kadar sağlıklı bir vücudun alüminyumu tolere etme kapasitesi yüksek olsa ve alüminyumdan kaçınmak pek mümkün gözükmese de bile bile alüminyum yememekte fayda var. Alüminyum aside zaafı yüksek olan bir metaldir. Bu nedenle özellikle aşırı ince üretilen alüminyum folyoları asitli gıdalarla temas ettirmekten kaçınmak isteyebilirsiniz. Ayrıca bunlarla pisirme, kızartma vs yapmak da pek önerilmez. Bunun dışında soğuk gıdaları saklamakta sorun yok.

Alüminyumdan Korkanlar için Bir Alüminyum Önerisi: Anodize Alüminyum

anodize alüminyum tencere tava

Eğer tüm bu anlattıklarımıza rağmen hâlâ alüminyumdan korkmaya eğilimliyseniz anodize edilmiş alüminyum da sizin için bir seçenek olabilir. Bunların iki tipi bulunuyor: Anodize ve katı ve sert anodize alüminyum. (anodized, hard-anodized)

Anodize alüminyum, alüminyumun elektrik akımıyla oksitlenmesi yoluyla elde edilir. Alüminyum oksitlenmeye son dereye eğilimli bir metaldir. Aracında alaşım jant olanlar bu olguya yabancı olmasa gerek. Alümiyum üzerinde oluşan bu oksit tabakası alümiyumu korur ve daha ileri seviye oksitlenmeyi engeller. Anodize etme sırasında bu oksit katmanının oluşması tetiklenir ve alüminyum doğal olarak bir koruyucu katmanla kaplanmış olur. Bu katman “durağandır”. yani asitli yiyecekler gibi başka maddelerle etkileşime girmeye eğilimli değildir. Üstelik işlenmemiş alüminyumdan farklı olarak, daha az yapışma yapan bir yüzey ortaya çıkarır. Ek olarak gıdanın alüminyumla doğrudan temasını da engeller.

İkisi de temelde aynı olan bu işlenmiş alüminyum türlerinden birinde anodize etme işlemi daha düşük sıcaklık ve daha yüksek voltajla yapılarak nitelikli hâle getirilir. Buna katı anodize veya sert anodize alüminyum denir. Araştırmalar katı anodize alüminyumun neredeyse elmas kadar sert olabileceğini göstermektedir. Yapışmazlık özelliği yönünden de daha üstündür. Ancak yine de anodize alüminyum “yapışmaz” yüzey olarak sınıflandırılmaz. Çünkü söz gelimi teflon ya da granit kaplama kadar yapışmaz değildir.

Elbette ki özellikleri daha üstün olan bu malzemelerin fiyatları da daha üstün olacaktır.

Alümiyum Kamp Tenceresi ve Tavası Nasıl Anodize Edilir?

Alüminyumun oksitlenmeye eğilimli bir metal olduğunu belirtmiştik. Kendi kamp tencerenizi veya tavanızı kendiniz de oksitleyebilirsiniz. Alüminyum kapların içinde sık sık su kaynatırsanız zamanla kendiliğinden oksitlenecektir. Bu oksit yüzey de içine koyduğunuz gıdaların alüminyumla doğrudan temasını engeller.

Daha hızlı bir yol da alüminyum tencerenin içinde yağ yakmaktır. Bu işlem Döküm tavalara da uygulanır ve mantığı aynıdır. Herhangi bir bitkisel yağla yağladığınız bir sünger veya bezle tavanın iç yüzeyini ovarsınız. Çok ince bir yağ katmanı cila gibi kap kacağın iç yüzeyini sarmalıdır. Kesinlikle yağ kalıntısı ve birikintisi olmamalı, cila gibi çok ince bir katman olmalıdır. Sonra tavayı ocakta ısıtarak yağı yakın. Yağ yanıp karbonize olacak ve alüminyum tavanızın iç yüzeyini saracaktır. Bu yanık yağ katmanı da alüminyumun gıdalarla doğrudan temasını önlemekte etkilidir.

Bu işlemi yaparken son derece dikkatli ve tedbirli olmalısınız çünkü yağlar, yüksek sıcaklıklarda alev almaya meyillidir. Alüminyum ısıyı çok iyi ilettiğinden ve çok hızlı ısınıp soğuduğundan ötürü bu işlemi yaparken dikkat etmelisiniz. Ayrıca boş tavayı ısıtırken plastik sapı eritecek kadar ısınmamasına dikkat edin.

Alüminyum Kamp Tavaları ve Tencereleri Zararlı mıdır?

Bunca araştırmadan sonra benim vardığım sonuç: Hayır.

Korku ve sansasyon tarih boyunca iyi birer ticaret malzemesi olmuştur. Son yıllarda yayılan “organikçi” akımıyla da birleşince “bebek mamalarına çocukları aptallaştıran bir madde koyuyorlarmış”, “kola kutularına bizi öldürsün diye bir şeyler atıyorlarmış” gibi söylentilere boğulmak işten bile değil. Ancak alüminyum tencereden korkan insan sayısı kadar mısır şurubundan korkan olsaydı obeziteden ve tip 2 diyabetten muzdarip bu kadar insan olmazdı.

Alüminyum Kamp Tenceleri ve Tavalarının Avantajları

alüminyum kamp tencere tavaları zararlı mıdır

İster lüks kamp malzemeleri dükkânlarında satılan anodize alüminyum olsun ister köşe başındaki bir liracıdan alınmış 5₺’lık sütlük olsun alüminyumdan yapılmış malzemeler son derece hafiftir. Ortalama bir çelik sütlük 500 – 700 gram arası bir ağırlığa sahipken aynı kapasitede bir alüminyum kap kacak 50 – 200 gram arasında bir ağırlığa sahiptir. Sırtında 30 kilo yükle 5 saat yürümüş herkes aradaki o 500 gramın ne büyük fark yarattığını bilir. Örnek olarak benim kullandığım alüminyum sütlük 800 ml ya da 80 cl kapasiteye sahip ve 167 gram ağırlıkta.

Buna ek olarak alüminyum son derece iyi ısı iletir. Çok hızlı ısınır ve çok hızlı soğur. Bu da hem bütan ocağıyla hem de kamp ateşiyle yapılan ısıtma ve pişirmelerde büyük avantajlar sağlar. Yani özetle demem o ki çok daha tehlikeli olmasına ve zararları günlük hayatta çıplak gözle de gözlemlenebilmesine rağmen yüksek miktarlarda tükettiğimiz birçok madde varken alüminyumdan korkmaya gerek yok.

Evinizde, mutfağınızda yine çelik tencerenizi, döküm tavanızı kullanın. Ancak kampta alüminyum tencere, tava ve cezveler hafifliğiyle ve iletkenliğiyle büyük avantaj sağlar.

Araştırma için kullandığım kaynakları aşağıda bulabilirsiniz:

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir